in

Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi İncelemesi

*Dikkat! Spoiler İçerir!*

Band of brothers

Karakterler tek tek incelendiğinde hepsi derinlikleri ve hikayeye katkıları açısından malesef eşit bir noktada değildi. Rogue One, standalone bir film olmasının getirdiği handikap ile bu kadar fazla karakteri izleyici ile birbirine bağlamaya vakit bulamıyor. Evet çoğunun backstory’sini merak ediyorsunuz ama hepsiyle aynı duygusal bağı kuramıyorsunuz.

Jyn, tüm gençliği Rebel – Empire çekişmesinin gölgesinde harcanmış ve bu yüzden apolitize olmuş bir anarşist olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Filmde yıldızlaştığı anlar ise (o ilk trailer’lardaki ergen atarları neydi öyle ya?) babası Galen’ı yıllar sonra ilk defa ona bıraktığı hologram mesajda gördüğü an ve daha sonrasında Rebel council’deki konuşma sahnesi.

Cassian’ı ben de çoğumuz gibi “Acaba bir Kyle Katarn göndermesi mi geliyor?” heyecanıyla izledim fakat o beklediğim kilit “chaotic-good” karakteri göremedim. Filmin başında sergilediği “dava uğruna herşey mübah” tavırıyla bize Rebel Alliance’ın da pek sütten çıkmış ak kaşık olmadığını gösterdi, sonra finale doğru karakterde hızlı bir çözülme yaşandı ve aksakallı dede tontonluğunda bize veda etti. 6 yaşında bütün ailesini İmparatorluk yüzünden kaybetmiş bir Asi komutanında intikam ve nefreti görmek isterdim.

Film geneline baktığımızda Felicity Jones (Jyn) ve Diego Luna’nın (Cassian) iyi bir “power-couple” olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle, Scarif sekansının finalinde sahilde birbirlerine sarıldıkları sahne Rogue One filminin en vurucu sahnelerinden biriydi.

K-2SO, kesinlikle şovu çalan en sürpriz karakterdi Rogue One’da. Hiç konuşmadan sadece durduğu sahnelerde bile yüzümü güldürdü. Star Wars sinema evreni tekrar bu zaman çizgsine veya daha öncesine uğrar mı bilmiyorum ama cameo olarak en çok görmek istediğim karakter sanırım K-2SO olacak. Data vault önünde yaptığı savunmada son darbeyi alıp yıkıldığında duyduğum üzüntüyü, tüm Star Wars sinema evreninde ölümünü izlediğimiz karakterlerden çok azı için duymuşumdur.

Chirrut Îmwe ve Baze Malbus izlemesi zevkli karakterlerdi; Eadu’da Chirrut’un koşu yoluna yaptığı blaster atışıyla bir TIE fighter’a şahadet şerbetini içirdiği sahnede, Baze’in bir düzine Stormtrooper’ı otomatik blaster’ı ile indirdiği sahnede yumruğumu ısırdım mesela. 🙂 Ama bunun ötesinde karakterlerine, hikayelerine çok inme fırsatı bulamadığımız, tanıyamadan da veda etmek zorunda kaldığımız karakterler oldular.

“Night Of” ile tanıdığım, takip ettiğim Riz Ahmed’in Bodhi Rook performansını oldukça beğendim. Kısıtlı bir ekran zamanı olmasına rağmen bence filmin en akılda kalıcı karakterlerinden biriydi. Bodhi Rook’un İmparatorluk’dan kaçıp Rebel tarafına iltica etmeye çalışması da bize bir kez daha İmparatorluk’un tamamen robotlaşmış saf kötülerden oluşmadığını hatırlattı. Bu akımı Star Wars sinema evreninde episode VII’da Finn başlatmıştı, Bodhi ile devam etti, umaırm bundan sonraki Star Wars filmlerinde İmparatorluk veya First Order içersinde sıkışıp kalmış bu tip gri karakterlerden daha çoğunu tanıma fırsatı buluruz.

Ben Mendelson, Director Orson Krennic rolüyle bana gerçekten o eski tip ‘kötü’leri ne kadar özlediğimi hatırlattı. Ben Mendelson’ın sanırım son 5-6 senede iyi adamı oynadığına denk gelmedik, bu filmde de bizi üzmedi, bir kötü adamdan olan tüm beklentilerimizi karşıladı. Buna rağmen sonda yine çok kolay harcandığını düşünüyorum.

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz Haziran’da Disney Rogue One için yaptığı ön gösterimlerde topladığı geri dönüşlere istinaden paniğe kapılıp filmi Haziran ayında tekrar çekimlere sokmuş ve 45 dakikaya yakın bir film süresini revize etmişti. Bence, Krennic’in sonu da orjinal metinde daha farklıydı. (Başka bir alternatif son örneği: Geçen hafta prodüksiyon ekibinden çıkan bir söylentiye göre, orjinal metinde Jyn ve Cassian, Scarif’den sağ salim kurtuluyormuş.)

Saw Gerrera, Rogue One filminin Clone Wars serisine en direkt selam çaktığı karakterlerden biriydi. Forest Whitaker’ın karakterini canlandırırken gösterdiği “overacting*”, bir izleyici olarak beni biraz yorsa da, Rebel Alliance’ın içindeki politik çeşitliliği çok güzel betimlediği için Rogue One evrenindeki en kilit rollerden biri kendisiydi. Rogue One‘da aldığı olumlu yorumlardan sonra Disney bu karakteri “Rebels” serisinde de geri döndüreceğini açıkladı.

*Özellikle amatör tiyatro oyuncularının istemsizce yaptığı abartılı oyunculuk. Sinemada bazı usta oyuncuların bu tarzı isteyerek benimsediği de bilinir.

Peki sizce nasıl olmuş?

5 points
Upvote Downvote

Total votes: 5

Upvotes: 5

Upvotes percentage: 100.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

George Michael Evinde Ölü Bulundu

Good Omens mini diziye dönüştürülüyor!